gelişmiş arama
Kreş ve Yuva Rehberiniz

Çocuklarda Disiplin ve Ceza

Çocuklarda Disiplin ve Ceza
09
HAZİRAN
Çocuklarda Disiplin ve Ceza
Yazar :Uzman Psikolog Danışman Mustafa Doğan
Kategori :Çocuk & Eğitim
Görüntülenme : 221

Çocukların eğitimi ve iyi bir birey olabilmenin yollarını ona gösterirken, çoğu anne-babanın karıştırdığı belki de işin içinden çıkamadığı bir durumdur, disiplin ve ceza.
Çocuklarımız disiplinli olsunlar, sorumluluklarını bilip ona göre davransınlar hepimiz isteriz. Bunu yapmadıklarında ya da bizleri istenmeyen bir durum karşısında çok zorladıklarında ceza yöntemine başvurduğumuz zamanlar hepimizin olmuştur.

Disiplin, sorumluluğu ve uyulması gereken kuralları öğreterek 'iç denetim' demek olan ahlak gelişimini sağlar.
Ceza çocuğa uygulandığında caydırıcı niteliği olan, istenmeyen olumsuz davranışın ortadan kalkmasında hiçbir olumlu faktörü olmayan bir yöntemdir. Ceza uygulandığında çocukta ya da bireyde acizlik duygusu yaratan, değersizleştiren bir durumdur. Peki disiplini, yani sorumluluklarının farkında olmasını ve bunu içselleştirebilmesini onlara nasıl vereceğiz?

Eğitim ailede başlar. En güzel eğitimin temelinde yatan ise sevgidir. Çocuklarımızı severek ve onları kabullenerek disiplin duygusunu verebiliriz. Disiplin eğitiminde disiplinli, davranışlarında tutarlı anne-babalar daha başarılı olurlar. Ebeveyn olarak disiplinli bir yaşamınız olması gerekiyor ki, çocuk için uygun bir rol model olabilesiniz. Çocuklarınızın yaşı kaç olursa olsun, en çok örnek alacağı kişi en çok olmak istediği kişi ebeveyni olarak siz olacaksınız. Çocuklarınızın üzerinde sözlerinizden çok davranışlarınız etkili olacaktır.

Disiplinin beş aşaması vardır. Kararlılık, kesinlik,  süreklilik, sakinlik (soğukkanlılık) ve ödüllendirme. Çocuğumuza hangi sorumluluğu vermek istiyorsak o konuda anlayabileceği bir şekilde açıklayıcı-bilgilendirici olmalıyız. Aslında belirtmiş olduğum beş aşamayı yerine getirebildiğimizde çocuklarımıza da iç denetimi-disiplini vermiş oluruz.

Çocuklarda disiplin ne işe yarar?

Çocuklarda disiplin onların yaşamına, hareketlerine, davranışlarına getirdiği bir düzendir aslında. Çocukların yaşlarına göre de sorumlulukları değişir ve git gide artar. Dünyaya gelen her çocuk sorumlulukları ile gelir ve yaşından beklenen sorumlulukları yerine getirmesi beklenir. Çocukların gelişimsel özelliklerine göre onların anlayabileceği şekilde somut davranışlar üzerinden disiplin eğitimi verilmelidir. Çocuklara sözlü olarak uzun uzadıya konuşmaya gerek olmayıp, anlaşılır kısa ve net, karmaşık olmayan ve davranışsal olarak gösterebileceğimiz konularda daha başarılı disiplin eğitimi verebiliriz.

Çocuklar çoğu eylemlerini düşünmeden yaparlar. Davranışlarının sonucunda ne olabileceğini kestiremezler. Kibritle oynayan bir çocuğun evinde yangın çıkarması gibi, çamaşır makinesine kardeşini atıp yıkamak istemesi gibi. Doğru-yanlış kavramı oturmayan bir çocukta, mantıksal gelişim tamamlanmamıştır. O yüzden çocuklar olumsuz bir şey yaptıklarında 'dur' demesini bilmeliyiz ve onları engellemeliyiz. Mantıksal gelişimin yavaş yavaş gelişmesiyle neden-sonuç ilişkisini kurabilmesiyle çocuklar daha kontrollü davranışlar sergileyecekler, yapılan davranışların sorumluluğunu alabilecektir. 

Disiplin, çocukların kontrollü olmasını sağlar. Yolda giderken trafik kurallarına uymayı, anne-babasının elinden tutması gerektiğini, okuldan gelince ödevlerini yapması gerektiğini, ertesi günkü derse hazırlanması gibi yaşamını bir çizgide tutmasını sağlar. Ve sonucunda disiplinli bir yaşam, onlara mutlu bir yaşam olarak yansıyacaktır. İçinde yaşadığımız dünyanın bir düzeni, doğanın bir düzeni, devletin bir düzeni varsa kişinin içsel düzeni de olması gerekir. Çocuklarda içsel denetimi oturttuğumuz zaman hayatı daha kolay karşılar ve hayata daha kolay uyum sağlar. Sorumluluğu çocuklara vermezsek, sorumluluklarından kaçan ve hayatla baş edemeyen mutsuz bireyler yetiştirmiş oluruz.

Çocuk eğitiminde ebeveyn tutumlarında ortak bir tavır sergilenmelidir. Bunun önemi artık herkes tarafından bilinmektedir. Çocuklarımızı disipline ederken, duygusal gelişimini de önemsemeliyiz. Bazı durumlarda ebeveynler sadece yapılmasını istediği durumlara odaklanırken, çocukların duygularını göz ardı edebiliyorlar. Bu gibi durumlarda çocuğun duygusal ihtiyacı giderilip, daha sonra istenilen durum değerlendirilmelidir. Burada çocukların güven duygusunu da zedelemeden hareket edilmelidir. Yani çocuklara karşı katı bir tutum içerisinde olmamalıyız.

Bu yazımda, bundan önceki yazılarımda da olduğu gibi belirli konularda aileleri yönlendirmeye, bilimsel olarak olması gerektiği gibi çocuk yetiştirmeleri konusunda aydınlatmaya çalışıyorum. Çocuk yetiştirme ve çocuk konusunda yaşanılan sıkıntıların tek bir çözümü ve tek bir cevabı yoktur. Benim yazılarımı okuyan her ailenin dünya görüşüne, kültürel özelliklerine göre yazılanları sentezlemeli, çocukları üzerinde uygun olanları kullanmaları gerekmektedir. Eğer ki çocuğunuzla ilgili ciddi problemler yaşıyor iseniz muhakkak uzmandan yardım almalısınız. Herkese esenlikler dilerim.

Uzman Psikolog Danışman Mustafa Doğan
Uzman Psikolog Danışman Mustafa Doğan

19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden 2009 yılında mezun oldu. Mezun olmasıyla beraber, Kocaeli-Çayırova İlköğretim Okulunda Psikolojik Danışman olarak göreve başladı. Görev süresi boyunca anne-babalara, öğrencilere eğitimler verdi, danışmanlık yaptı ve seminerler düzenledi. Gebze Gazetesinde bir eğitim/öğretim yılı boyunca eğitsel içerikli köşe yazarlığı yaptı. 2013 yılında İstanbul Arel Üniversitesi’nde Psikoloji Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine başladı. “Anne-Babaların Çocuk İstismarı ve İhmali Hakkındaki Bilgi Düzeylerinin İn..........

Mustafa DOĞAN
Özel Çorlu İlk Hayat Anaokulu
Kurucu Müdür
Uzm.Psk.Dan